I-MICE’ın Sesi Voices

Işıl Özmen – Touristica MICE

Bir kaç cümlede benden olsun, ses olsun, yankılansın..

Sevgili Gizem Yücel öylesine güzel ifade etmiş ki peşinden gitmemek .. Hele hele 66 Ruhuna sahip Sevgili Deniz Süerkan’ın, kaleminden dökülen anlamlı yazı sonrası durmak hiç mümkün olmadı ve bende düşüncelerimi paylaşmak istedim..

Sadece Kazdağları değil, ilk davetten başlamayı ilk farklı MICE dokunuşunu yakaladığım 10 Ocak tarihinde e-mail ile aldığım Lansman davetiyesinden bahsetmek istiyorum.

Tüm davetiyelerden farkı davet alanına servis olmasıydı, iş çıkışı Anadolu yakasından gidip gelmek bizim sektördekilere zor gelir oldu malum sürekli bir yerlere koşturuyoruz. Servis olması çok hoşuma gitti çoook ince bir detaydı ve çok doğruydu, katılımı arttırmanın en önemli yoludur.. Bu güzel detay ancak MICE çalışanlarının dokunuşu olabilir diye düşündüm..

Ancak, Kadıköy’e geldiğimde benden başka yolcu yoktu ve tam vazgeçmişken, tüm murphy kanunları bizim sektöre artık vız geldiği için tek tanıdığım Sevgili Genel sekreterimiz Evren Bölek’i ardından müthiş bir beyefendi olan yönetim kurulu üyemiz Sevgili Ertuğrul İstanbullu’yu aradım ve System Transport otobüsünü bulunduğum noktaya yönlendirmeleri sonucu koca otobüste tek başıma Kadıköy’den Mövenpick Golden Horn hoteline geldim. Beni yolda bırakmadıkları için çok çok teşekkür ederim İyi ki gelmişim..

Gecenin en önemli buluşma noktası ise ; bir sektör olduğumuz bilinci ile aidiyet duymamızı sağlayan slogan oldu.. #sektörünesahipçık , biz bir çok sektörden oluşan dev bir çalışan ordusuyduk ve bugüne kadar gücümüzün farkında değildik.

Doğru yerdeydim, doğru insanlar vardı ve doğru bir adım atılarak sektöre sahip çıkılıyordu…

Ancak, hepimiz gibi Lansman sonrası gene işlere güçlere daldık ama bu kez içimize bir kıvılcım ve bir inanç düşmüştü ve i-mice derneğimizi daha sıkı takip etmeye başladım ve yanılmadığımı ilk fam trip KAZDAĞLARIN da bilfiil yaşadım..

Kazdağları…
En yürekli, en samimi, en doğal, egosuz, ticari kaygısız, rakiplerle, çözüm ortaklarımızla birlikte tadı damağımızda, bilgileri aklımızda, nefesi ciğerlerimizde kalan müthiş bir birlik beraberlik ruhu ile geri döndük..

Yazılabilecekler, söylenebilecekler, belgelenebilecekler öylesine çoktu ki, sesimiz sanki Kazdağlarından bir çığ oldu ve sektöre ses oldu, enerji oldu.. Daha dönüş yolunda herkes geziyi ve paylaşımları takip eder ve derneğe girmek için ne yapılması gerektiğini sorar oldu..

Yolumuz açık olsun, tecrübelerimiz geleceğe rehber, gençlere yön versin, can’ım ülkem hak ettiği ünvana Turizm MICE sektörü ile gelsin..

Hadi yapalım, haydi #sektörünesahipçık

İnançla, güvenle…

Blog içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir